REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

09-15 Şubat 2026
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2025
TÜRKÇE
  1. Hamnet

    Maggie O’Farrell

      (Domingo Yayınları)
  2. Masumiyet Müzesi

    Orhan Pamuk

      (Yapı Kredi Yayınları)
  3. Bekle Beni

    Zülfü Livaneli

      (Can Yayınları)
  4. Radley Ailesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  5. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  6. Botter Apartmanı

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  7. Kasiyer

    Sayaka Murata

      (İthaki Yayınları)
  8. Sırların Sırrı

    Dan Brown

      (Altın Kitaplar)
  9. Sarı Yüz

    R. F. Kuang

      (İthaki Yayınları)
  1. Easy Economics

    Mahfi Eğilmez

      (Remzi Kitabevi)
  2. The Housemaid

    Freida McFadden

      (Little Brown)
  3. Clear Thinking

    Shane Parrish

      (Random House)
  4. The Alchemist

    Paulo Coelho

      (HarperCollins)
  5. Intermezzo

    Sally Rooney

      (Faber & Faber)
  1. Markiz’deki Kadın

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  2. Bekle Beni

    Zülfü Livaneli

      (Can Yayınları)
  3. Sarı Yüz

    R. F. Kuang

      (İthaki Yayınları)
  4. Günübirlik Hayatlar

    Irvin D. Yalom

      (Pegasus Yayınları)
  5. Engereğin Gözü

    Zülfü Livaneli

      (İnkılâp Kitabevi)
  6. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  7. Botter Apartmanı

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  8. Akan Nehir Gibi

    Paulo Coelho

      (Can Yayınları)
  9. Edebi ve Edepsiz Beyoğlu

    Umur Talu

      (Literatür Yayınları)
  10. Alaycı Kuş

    Banu Avar

      (Remzi Kitabevi)
  11. Çiçeklenmeler

    Melisa Kesmez

      (İletişim Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Tarihin Tenceresinden
ISBN: 978-975-14-2247-7
Sayfa Sayısı: 304
Ebat: 134 x 198 mm
Yayın Tarihi: 17.09.2025
Fiyatı: 445.00 TL


Tarihin Tenceresinden

Z. Petek Çırpılı



"Tarih boyunca yiyip içtiklerimizin gizemli hikâyesi..."

“Uygarlık tarihi hep egemenin, güçlünün gözünden anlatılır ama gündelik yaşamların izini sürmeye başladığımızda bambaşka bir dünya ile karşılaşırız,” diyen Petek Çırpılı, tencerenin kapağını kaldırıp en eski dönemlerden günümüze uzanan bir masal anlatıyor; tarih boyunca yiyip içtiklerimiz aracılığıyla insanlığın masalını… 

Bu masalda, imparatorlar kadar sıradan halk da var: Bir kölenin saçlarının arasına iliştirilmiş bamya tohumundan, Kraliçe Viktorya’nın sonsuz iştahına; muharebe alanını tepeden seyrederken açılan piknik sepetlerinden, Doğu Ekspresi’nin daracık mutfağında terleyen aşçının ızgarasına; Antik Roma’da arpa lapasını kaşıklayan gladyatörden, toplama kampında ölümü göze alarak her gece hayali bir ziyafet sofrasının tarifini bir çarşafa yazan aç kadınlara uzanan…

“Yiyecek ve içecek tarihi, bize sürekli tekrarladığımız yanlışlara dair değerli bilgiler sunuyor. İçinde aşk var, cinsellik ve güç gösterileri var, salgınlar, savaşlar ve iklimin azizliği yüzünden açlık ve tokluk arasında gidip gelen insanlık var;  acı, gözyaşı, yerlerinden edilenler var; adı konanlar kadar varlıkları fark edilmeden dünyadan gelip geçen milyonlarca insanın öyküsü var…”